Makaleler

Bursada Eğitim Makaleler Köşesi

Çocuklar İçin Beş Sevgi Dili Kitap İncelemesi Gary Chapman- Dr. R. Campbell’in Kaleminden

Çocuğunuzu gerçekten seviyor olabilirsiniz ama önemli olan bunu onun hissedebilmesidir. Sevginizi ona ifade edecek sevgi dilini konuşmadığınız sürece sevildiğini hissetmeyecektir. 

  1. Bölüm – 1. Sevgi Dili: FİZİKSEL TEMAS

 

Araştırmalara göre birçok ana baba çocuklarına sadece gerekli olduğunda dokunmaktadır: giydirirken ya da soyarken, arabaya bindirirken ya da onları yatağına taşırken. Birçok ana baba, evlatlarının dokunulmaya ne kadar ihtiyacı olduğunun ve çocuklarının duygu deposunu koşulsuz sevgiyle doldurmak için bunu ne kadar da kolaylıkla kullanabileceğinin farkında değildir.

Fiziksel temas sevgi dilleri arasında en kolay uygulanabilenidir. Çünkü fiziksel temas için ana babanın özel bir olaya veya mazerete ihtiyacı yoktur. Sevgiyi çocuğa aktarma fırsatı sürekli mevcuttur. Dokunmak sadece kucaklamak ve öpmekle sınırlı değildir, aynı zamanda her türlü fiziksel teması içerir. Başka bir işle meşgulken bile, ana baba çocuğunun sırtınız sıvazlayabilir, kolunu veya omzunu hafifçe okşayabilir.

Bazı ana babalar bu konuda pek zorluk çekmese de diğerleri neredeyse çocuklarına dokunmaktan kaçınırlar. Bu kısıtlı fiziksel temas, genellikle ebeveynlerin gösterdikleri davranış modelinin farkında olmayışından ya da bunu nasıl değiştireceklerini bilmediklerindendir. Birçoğu sevgilerini bu temel yolla göstermeyi öğrenmekten memnunluk duyarlar.

Örneğin:

Fred, on dört yaşındaki kızı Janie’yle olan ilişkisinden endişeliydi çünkü kızının ondan uzaklaştığını ve onunla birlikte olmaktan kaçındığını hissediyordu. Fred’in geniş bir yüreği varsa da, çok içine dönüktü ve duygularını pek belli etmezdi. Duygularını fiziksel temas yoluyla ifade etmek onu daima rahatsız ediyordu. Janie’yle yakın olmayı çok istediğinden bazı değişiklikler yapmaya istekliydi. Bunun sonucu olarak, ona olan sevgisini koluna, sırtına ya da omzuna hafif dokunuşlarla göstermeye başladı.

Bu sevgi dilini yavaş yavaş geliştirdi ve nihayet ona sarılmayı ve sevgili kızını hiç rahatsızlık duymadan öpebilmeyi başardı.

Fred için hiç bu değişim de kolay olmadı ama bu dili daha çok kullandığında Janie’nin babasının şefkatine ne derece ihtiyacı olduğunu keşfetti. Bu sevgiyi alamamış olsaydı babasına olan hisleri öfkeye dönüşecekti. Fred kendisinden yana olabilecek şefkat eksikliğinin ilerde Janie’nin diğer erkeklerle olan ilişkisini de zedeleyebileceğinin de farkına vardı.

KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN DOKUNULMA İHTİYACI

Birçok kişi cinsel tacizle ilgili korkularından dolayı çocuklarla fiziksel temastan kaçınmaktadırlar. Talihsiz bir yaklaşım. Belki bu korku sizin sevginin en doğal ifadelerinden birini kullanmanızı engellemektedir. Evet, bazı yetişkinler sapkın ve marazi cinsel davranışlar sergilemektedir. Bu gibi suçluların aleyhine dava açılmalı ve ciddi bir şekilde cezalandırılmalıdırlar. Ancak bir çocuğu kucaklayan bir kimseden sübyancı diye şüphe edilmemesi gerekir. Belli başlı önlemler almamız gerekebilir ama suçlanma korkusunun bizi, şefkatimizi göstermekten alıkoymasına izin vermemeliyiz. Çocuklarınızı, yeğenlerinizi ve etki alanınızda olan diğer çocukları kucaklayıp öpmekte kendinizi serbest hissedin.

ÇOCUĞUNUZUN TEMEL SEVGİ DİLİ DOKUNMA OLDUĞUNDA

Bu sevgi dilinden anlayan çocuklar için fiziksel temas, sevgiyi ‘seni seviyorum’ cümlesinden ya da armağan vermekten, bisiklet tamirinden ya da onlarla vakit geçirmekten çok daha derinden iletecektir. Tabii ki, sevgiyi her dilde anlarlar ama onlar için en net ve yüksek tonda olanı fiziksel temastır. Kucaklamalar, öpücükler, omza vurmalar ve sevginin ifadesi diğer fiziksel belirtiler olmaksızın sevgi depoları tamamen dolu olmayacaktır.

ÇOCUKLAR NE DİYOR?

Pek çok çocuk için fiziksel temas sözlerden, armağanlardan, nitelikli zamandan ya da hizmet davranışlarından daha etkileyicidir. Bu olmadan sevgi depoları asla taşmaz. Bakın bu çocuklar fiziksel temasın gücü hakkında neler diyorlar.

  • Allyson, yedi yaşında: ‘Annemin beni sevdiğini biliyorum çünkü bana sarılıyor.’
  • Jeremy, üniversite ikinci sınıf öğrencisi. Anne ve babasının ona olan sevgisini nasıl anladığını bizlere şöyle ifade ediyor: ‘Bunu her zaman belli ederlerdir. Hatırladığım kadarıyla evden her çıkışımda annem sıkıca sarılıp beni öper, babam ise, eğer evdeyse, beni kucaklardı. Her eve dönüşümde, aynı şeyler tekrarlanırdı. Hala da böyle devam ediyor. Bazı arkadaşlarım annemlere inanamıyor çünkü dokunmayı seven ailelerde büyümemişler ama benim hoşuma gidiyor. Hala bana sarılmalarını bekliyorum. İçimi ısıtıyor.’
  • On bir yaşındaki Mark’a ‘Birden ona kadar bir puan vermen gerekse sence annenle baban seni ne kadar seviyorlar? Diye soruldu. Gözünü kırpmadan şu cevabı verdi: ‘On.’ Nasıl bu derece emin olabildiğini sorduğumuzda ‘Çünkü bunu bana söylüyorlar ama daha önemlisi davranışlarıyla gösteriyorlar. Babam yanıma geldiğinde daima bana şöyle bir vurur ve yerde güreşmeye başlarız. Çok eğlencelidir. Annem de, gerçi artık arkadaşlarımın önünde yapmaktan vazgeçti, ama sık sık sarılıp beni öper’ diye yanıt verdi.
  • Jessica, on iki yaşında çoğunlukla annesiyle birlikte yaşıyor. Babasını sadece on beş günde bir hafta sonları ziyaret ediyor. Özellikle de babası tarafından sevildiğini hissettiğini söylüyor. Nedenini sorduğumuzda bizi, ‘Çünkü onu görmeye her gidişimde bana sarılıyor, beni öpüyor ve beni gördüğünde ne kadar sevindiğini söylüyor. Giderken de uzun süre sarılıp beni çok özleyeceğini söylüyor. Annemin de beni sevdiğini biliyorum –benim için bir sürü şey yapıyor- ama keşke bana sarılsa ve babamın yaptığı gibi benimle birlikte olmaktan heyecan duyuyormuş gibi davransa.’ Diye yanıtlıyor.

 

 

Önerilen Makaleler